Hiroshi Teshigahara; babası Japonya da İkebana sanatında çığır açmış sanatçılardan biridir. (Sofu Teshigahara: Sogetsu okulu, zen-eibana ikebana sanatında çığır açarak plastik, yapıştırıcı ve demir materyallerinin kullanılmıştır.) Kendisi de yaşamı boyunca İkebana çalışmalarını bırakmamıştır.Sinemaya gelince tamamen şans eseri sinemaya girmiş yönetmenlerden biridir.
Japon Sinemasının öncüsü sayılan Mizoguchi ve Ozu'nun aksine Japon geleneklerine bağlı kalmak yerine batı sinemasının dinamiğini filmlerinde aksettirmiştir.
Bu konuda Akira Kurusawa gelenekçi Japon sinemasından uzaklaşan Teshigahara'yı oldukça yermektedir.
Japonyanın en bilinen roman yazarı Kobo Abe'nin varoluşçu romanlarını senaryolaştırarak sinemada farklı bir dil yaratmıştır.

Kobo Abe'nin romanından uyarlanmış 1966 yılı yapımı bu filmde yönetmen bilim kurguyu işin içine katarak birey psikolojisinin toplumda yarattığı ve yaratabileceği toplumsal çöküşleri ile aynı şekilde toplum psikolojisinin bireyde yarattığı güven ve güvensizliği konu edinmiştir.
Filmin şöyle bir monolog ile başlar...
-“Vücut parçalarının kopyaları, görüyor musunuz?
-Maalesef bu sadece bir parmak değil. Bu, parmak biçimine bürünmüş bir aşağılık kompleksidir.
-Benim uzmanlık alanım parmak tedavisi değil. Gerçekte bir psikiyatristim.
-Aşağılık kompleksleri insan zihninde boşluklar açar, ben de onları doldururum.”
diyen bir doktorun yüzü iş kazası sonucu yanmış olan hastasına deneysel tıbbi yöntemler kullanmasını konu alıyor.
Yüzü tamamen bandajlı olan Okuyama toplum içerisinde yaşayan bir ölü olarak daha fazla devam edemiyeceğini düşünerek kendisine bir yüz bulma ihtiyacı ile doktora gider.
“Kendi kendime milyonlarca kere yalnızca bir deri tabakası, bir yüzey dedim.
Ama şimdi bundan o kadar da emin değilim.
Yüzümüz, ruhumuza açılan bir kapı.
Yüz kapandığında ruh da kapanıyor.
İçeri kimse giremez oluyor.
Ruh çürümeye terkediliyor, bozulup harabeye dönüşüyor.
Tamamıyla kokuşmuş bir canavar ruhu haline geliyor.”
Bu tarz monolog ve dialoglar içerisinde Teshigahara insanının varoluşu üzerine çeşitli saptamalarda bulunarak yüz ve toplumsal kimlik arasındaki ilşkiyi inceliyor.
Film oldukça akıcı bir ritm içerisinde ilerlerken film içerisinde yarattığı yan hikaye ile de izleyenin kafasını karıştırma konusunda büyük bir ustalık gösteriyor Teshigahara.
Oldukça etkileyici ve akılda kalıcı bu filmi bir değil birkaç kez izlemek gerekecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder