müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2010 Çarşamba

Fatima Spar und Die Freedom Fries

İsmini müslümanlar arasında çok kullanılan "Fatima" ile Avrupadaki büyük market zinciri "Spar"ile 2003 Irak Savaşı öncesinde Amerika ile Fransa arasındaki görüş farklılıkları sebebiyle Amerika’da yükselen Fransız karşıtlığı sırasında kızarmış patates yerine özgürlük kızartmaları "Fredom Fries" ifadesinin birleşmesi ile isimleşen grup Avusturya- Viyana kökenli.

Viyana'da faaliyet gösteren grup şehrin kozmopolit geçmişi ve bugününe uygun olarak farklı ülkelerden gelen müzisyenlerden oluşuyor. Grup lideri Fatima Spar, nam-i diğer Nihal Sentürk. Caz okulu mezunu. Nihal grubu ile beraber Caz, Balkan Brass, Oryantal, Swing tarzı müzikleri ile Avrupa'da oldukça tanınyor. Plak şirketinin grubun müziğini sınıflarken "Post-Osmanlı Swing" olarak nitelendirmiş.

Fatima Spar ise bir söyleşinde yaptıkları müziği şu şekilde değerlendirmiş: Özetle ifade edersem, çok çeşitli bir yelpazede müzik yapmamıza rağmen, esasen caz yapıyoruz diyebilirim. Çünkü cazda emprovizasyon var, biz de emprovizasyon yapıyoruz. Diğer değerlendirmeleri de müzik eleştirmenlerine bırakıyoruz.

Türkçe, Almanca, İngilizce sözlere sahip şarkılar ve değişken ritmler, nefesliler ve akordeonla buluştuğunda, birçok tarzın bir araya geldiği eklektik kıpır kıpır bir müzik ortaya çıkmış.

Kadrosu Türk, Sırp, Avusturya ve Ukraynalı müzisyenlerden oluşuyor: Fatima Spar (Nihal Şentürk): vokal, tef, Alexander Wladigeroff: trompet, flügelhorn, Andrej Prosorov: saksofon, Milos Todorovski: akordeon, Philipp Moosbrugger: kontrabas, Erwin Schober: bateri



Yaptığı iki albümde oldukça iyi ama "Kibirli Ceviz" parçası nedense bana "bir daha bir daha dinle" duygusunu yaşatıyor!

2006 Şubat'ında çıkan Türk folk müziğini anımsatan "Zırzop" albümüyle geçen sene Amadeus Ödülüne aday gösterilen grup, 2008 de çıkardıkları "Trust" albümleri ile müzik dünyasına kalite ve neşe katmaya devam ediyorlar.

www.freedomfries.at/

"ZIRZOP" 2006
01 - Zirzop
02 - Egyptian Ella
03 - Bosa Noga
04 - Stehenbleiber
05 - At Home
06 - Istanbul darf nicht Wien werden
07 - Kizilciklar Oldu Mu
08 - Joseph Joseph
09 - Kibirli Ceviz
10 - Andrej's Nдchte
11 - W
12 - Candy Shop

TRUST 2008
1 - Tueckebold
2- Sarabande
3- Trust
4 - The Good Way
5 - My Little Someone
6 - Die Kleptomanin
7 - Biting Creepers
8 - Knock Kneed Sal
9 - Rerun
10 - Overall
11 - Üç Atlı
12 - Travlin All Alone


4 Haziran 2010 Cuma

Anadolu'nun Kayıp Şarkıları

Nezih Ünen şöyle demiş:
"Filme başladığımız gün ekibime "Bir senaryomuz yok, Anadolu yazacak, biz de çekeceğiz" demiştim. Öyle de oldu! Antik uygarlıklardan kalma bu yorgun ve yıpranmış kültürler diyarında bu filmi çekme tarzım her şeyin kendiliğinden gelişmesine izin vermek ve insanların hikayelerini şarkılar, ritüeller ve danslarla anlatmasına yardım etmekti"

Farkında olmak, görebilmek böyle bir şey olsa gerek....


Nefes...

Evet bu Anadolu'nun nefesiydi, sesiydi, sözüydü, rengiydi, tadı, tuzu, kokusu...

Kokladım, gördüm, bildim, tattım, hissettim ve çoştum.


Anadolu çoşkudur

Anadolu aşktır

Anadolu rengi aheng dir

Abdalların, dengbejlerin, aşıkların yurdudur

Anadolu esirgemez, bereketi simgeler

Beşik olur nice uygarlıkları koynunda besler, büyütür, yaşatır

Anadolu kıtaları birleştiren Analar yurdu ana dolu


Anadolu ne hoş bir seslenmedir. Bu belgeselide merak edişimin asıl nedeni anadolu kelimesinin geçiyor olmasıydı. Eee tabii bir de işin içinde müzik olunca merakım epeyce büyüdü, bulmak için epey uğraştım hatta bu arada nette araştırma yaptım kim ne demiş belgesel hakkında iyi mi yoksa kötü mü!!!


Net, samanlıkta iğne aramaya denk geliyor çoğu zaman, önüne gelenin çöpünü bıraktığı nette daha çok olumsuz beğenilmeyecek bir yapım olduğuna dair görüşler de vardı...


Ama göze aldım kötü de olsa, hayal kırıklığı da yaratsa da Anadolu kelimesi izlemem için iyi bir nedendi...


Nihayet izledim ve yine, yeniden nefes aldım. Anadolu'ya olan aşkımın bir yansımasıydı bu... O güzel renkli, sesli, duygulu, naif anadolu insanını yeniden tekrar tekrar öpücüklere boğdum.


Bu yüzden sonsuz teşekkür ediyorum Nezih Ünen'e, aklıyla gönlüyle bin bin yaşasın...

27 Ocak 2009 Salı

Jarry Garcia

24 Ocak 2009 Cumartesi

Asfur




Asfur'u ilk kez "Kardeş Türküler"in konserinde Selda Öztürk'ün yüzü kadar anlamlı olan yumuşak sesinden dinlemiştim... Hemen hemen 7 yıl öncesinden bahsediyorum. Ve konser boyunca bir yandan da kulağa hoş gelen "Asfur"un kelime anlamını merak ettim.

Eve geldiğimde ise Asfur'un Arapçada kuş manasına geldiğini öğrenip hemen sözlerini bularak bu parçayı kendime ve de sevdiklerime defalarca dinleterek beynime kazıdığım özel bir parça olarak kaldı. Geçenlerde yeniden Asfur aklıma düşünce yeniden küçük bir araştırma yaptım. Öncesinde bilmediğim öyküsünü bu araştırma sayesinde öğrenerek söz ve müziği sizlerle paylaşmak istedim.


"Asfur ve Lulu (Bülbül ile Gül)'ün dertleşmesi
KUŞ (Bülbül)
Kuş belirdi penceremde, ey lülü dedi bana
Ne olur yanında sakla beni
Nerelisin dedim gökyüzünün sınırındanım dedi
Nerden geliyorsun dedim komşu evinden dedi
Kimden korkuyorsun dedim eski bir kafesten dedi
Tüylerin nerde dedim zaman dağıttı dedi
Kuş belirdi penceremde, ey lülü dedi bana
Ne olur yanında sakla beni
Yanağına gözyaşı döküldü kanatları düşmüşken
Sitem edip ayağını yere vurdu ve dedi ki
Yanağına gözyaşı döküldü kanatları düşmüşken
Sitem edip ayağını yere vurdu ve dedi ki
Yürümek istiyorum yürüyemiyorum
Yürümek istiyorum yürüyemiyorum
Kalbi karardı ve yaralarına acıdı
Kalbi karardı ve yaralarına acıdı
Nerelisin dedim gökyüzünün sınırındanım dedi
Nerden geliyorsun dedim komşu evinden dedi
Kimden korkuyorsun dedim eski bir kafesten dedi
Tüylerin nerde dedim zaman dağıttı dedi
Zindanından demirlerini kıramadan Kesildi, kırıldı kanatları
Korkma dedim yakında güneş doğar,
Bana bakarken özgürlüğü
Kanatlarının uçtuğunu gördü dağların doruklarından
Dünyanın değiştiğini gördü
Hürriyetin kanatlarından-

ASFUR
Asfur tallim nişşibbek v elle ye lülü
Hebbini hindik hebbini dehlik ye lülü
Kiltillü inte min veyn ellim nih düdi’s-sema
Kiltillü ceye min veyn elle min beytil ciran
Kiltillü heyef min min elle min afas hirben
Kiltillü rişetek veyn elle ferfetha’z-zemen
Asfur tallim nişşibbek v elle ye lülü
Hebbini hindik hebbini dehlik ye lülü
Nezlet he heddü demha vicnehetü mitkiyye
Vit hedda bil arduv el bedde imşev mefiyyi
Nezlet he heddü demha vicnehetü mitkiyye
Vithedda bil arduv el bedde imşev mefiyyi
Dımmaytuha elbiv sar vitvecceh helecrü hatü
Dımmaytuha elbiv sar vitvecceh helecrü hatü
Ebel meykesiril hebs kessar soto vicne hatü
Ebel meykesiril hebs kessar soto vicne hatü
Kiltillü inte min veyn ellim nih düdi’s-sema
Kiltillü ceye min veyn elle min beytil ciran
Kiltillü heyef min min elle min afas hirben
Kiltillü rişetek veyn elle ferfetha’z-zemen
Kiltilla let hefi’t-talla h şefiş-şemsilli rahtitlah
Vit’tallah hel ğebi şef inna jil hirrib tilmeh şefic veneh
Hembit zeh zeh
Min helfib vebil hilliyye
Şefil ğebi hembit
Hellee helecvenihil hirriyye
Söz & müzik: Marchel Khalife "

Bir çok sanatçı tarafından seslendirilmiş bu parçada aralarında en beğendiğim yorum olan Grup Nidal yorumunu sizlerle paylaşmak istedim.
http://www.grupnidal.com


Yıllardır devam eden Filistinin acıları şiirsel bir dille sanırım ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
Ortadoğuda bitmeyen bu kanlı çatışma nefreti besleyenlerin vicdanını kanatmasını, vicdanı unutmuş insanlıklarından utanarak bir ömür boyu huzursuz yaşamalarını dilekmekten öteye gidemiyorum.