MILK

Harvey Milk yani “Milk” filmini izlemden önce hayatın böyle bir cesarete şahit olduğunu bilmiyordum. Etkileyici bir öykü oldukça iyi işlenmiş bir ”Gus Van Sant” filmi. Oyunculuk üzerine ders olarak işlenilecek kadar kaliteli “Sean Pean” oyunu da cabası.
Filmi ağzım açık habire sorgulamakla meşgul bir beyin yumağı olarak izledim. Hayatta var olan duygular yahutta seçimlerden dolayı insanların duygularının nasıl istismar edileceğine bir kez daha şahit oldum. İnsan korkusunun (saplantı) boyutu ne kadar büyükse çevresine vereceği zarar ile orantılı geliştiğini yeniden bu filmle fark ettim. Dinin yani Tanrı'nın toplumun işine gelmediği zaman en başta sömürülecek olan inanç biçimi olduğunu bir kez daha onayladım.
“Kahramanlık” diye bir kavramın içi doldurulacaksa hayatta, bence en şık şekilde doldurulmuş örneklerden biri olmuş. Filmin sonunda ölümünden sonra insanların umudu yitirmemesi ve kendi hayatın amacı üzerine doldurduğu ses bandında söyledikleri ise öyle içten ve anlamlı ki...
"kendime şunu sordum. bir suikast neyi engelleyebilir? beş kişi? on kişi? yüz? binlerce kişi? beynime giren kurşun beni öldürebilir ve kapılarımı kapatabilir fakat insanlardan devam etmelerini istiyorum. Bu iş kişisel değil. Ego veya güç ile de ilgili değil. Özümüzle ilgili. Sadece eşcinseller değil, siyahlar, asyalılar, yaşlılar, engelliler... Umut olmadan, öz varolamaz. Biliyorum ki sadece umutla yaşanamaz. ama umut olmadan da hayat yaşanmaya değer değildir. Yani siz, hepiniz... onlara umut verin.''
“Bunun üzerine diyecek daha ne var ki” diyemiyorum. tabii ki insan kaosun içinde böylesine anlamlı diyeceklerimiz o kadar çok ki...

Harvey Milk kimdir?
(22 Mayıs 1930 – 27 Kasım 1978),
Milk on bir ay boyunca bulunduğu görevinde San Fransisko'daki eşcinsel haklarının geliştirilmesiyle ilgilendi.Kaynak: Wikipedia

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder