Nezih Ünen şöyle demiş:
"Filme başladığımız gün ekibime "Bir senaryomuz yok, Anadolu yazacak, biz de çekeceğiz" demiştim. Öyle de oldu! Antik uygarlıklardan kalma bu yorgun ve yıpranmış kültürler diyarında bu filmi çekme tarzım her şeyin kendiliğinden gelişmesine izin vermek ve insanların hikayelerini şarkılar, ritüeller ve danslarla anlatmasına yardım etmekti"
Farkında olmak, görebilmek böyle bir şey olsa gerek....
Farkında olmak, görebilmek böyle bir şey olsa gerek....
Evet bu Anadolu'nun nefesiydi, sesiydi, sözüydü, rengiydi, tadı, tuzu, kokusu...
Kokladım, gördüm, bildim, tattım, hissettim ve çoştum.
Abdalların, dengbejlerin, aşıkların yurdudur
Anadolu esirgemez, bereketi simgeler
Beşik olur nice uygarlıkları koynunda besler, büyütür, yaşatır
Anadolu kıtaları birleştiren Analar yurdu ana dolu
Bu yüzden sonsuz teşekkür ediyorum Nezih Ünen'e, aklıyla gönlüyle bin bin yaşasın...

